Milli Teknoloji Hamlesinin Uluslararası Gayrimenkul Piyasasına Etkisi

Ömer Faruk AKBAL

  • Türkiye’nin uluslararası gayrimenkul piyasalarından daha çok yatırım çekebilmesi adına faaliyetler gerçekleştirecek olan GİGDER hem sivil toplum kuruluşlarıyla hem de kamu kuruluşlarıyla ahenk içerisinde çalışmalar yürütmeyi hedefliyor.
  • Uluslararası gayrimenkul yatırımı, doğrudan yatırımların en az yüzde 50-60’ını oluşturan çok önemli bir kalem.

 

Mehmet Fatih KACIR

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı

 

  • Geçtiğimiz üç aylık pandemi döneminde pek çok ülke ile kıyasladığımızda Türkiye olarak başarılı bir süreç yönetimini geride bıraktık.
  • Türkiye’nin kritik teknoloji ürünlerini yerli ve millî olarak geliştirmesi ve bunları rekabetçi olarak dünya pazarlarına ihraç edebilme gücüne erişebilmesi, özellikle son birkaç yıldır gündemin üst sıralarında yer alıyor.
  • Savunma Sanayi, Türkiye’nin başarı hikâyesi yazdığı bir alan.
  • Yüzde 20’lerden yüzde 68’lere çıkan yerlilik oranıyla, kritik platformları ve onların alt sistemlerini yerlileştirme başarısı ile Türkiye, Savunma Sanayinde dünyanın dikkatini çekecek bir düzeye erişti.
  • Tam bağımsızlık, sadece Savunma Sanayinde kritik teknolojileri yerlileştirmekle elde edebileceğimiz bir şey değil. Enerjiden ulaştırmaya tarımdan sağlığa kadar tüm sektörlerde kritik ürünleri, yerli ve millî olarak geliştirme kabiliyetiniz yoksa tam bağımsızlık iddiası taşımanız bugünün dünyasında çok zor.
  • Gelişmiş kabul ettiğimiz pek çok ekonomi, aslında vatandaşlarına en temel hakları olan yaşama, sağlık imkânlarına erişim ve tedavi haklarını sunmakta maalesef büyük güçlük çekti.
  • Ülkemiz, hiçbir kritik ihtiyacının üretimi konusunda güçlük çekmedi. Gıdadan sağlık ve hijyen ürünlerine kadar neye ihtiyacı varsa onu kendi imkânlarıyla üretebilen bir Türkiye görmüş olduk.
  • Türkiye’de yaklaşık 10 firma, test kitlerini üretme ve geliştirme kabiliyetine sahip olduğunu gösterdi. Sadece bir firmamız dünyaya 1,5 milyon COVID-19 testi ihraç etti.
  • Son 15-20 yıllık dönemde kurduğumuz altyapı, bize gelecek adına ciddi bir güven veriyor. AR-GE insan kaynağı Türkiye’de bugün 172 bine yükselmiş durumda.
  • Bugün Türkiye’de bulunan 80’e yakın teknoparkta 5 bin 700 teknoloji odaklı AR-GE yapan şirketimiz var.
  • Özel sektörde 15 AR-GE personeli ya da 10 tasarım personeli çalıştıran firmalarımıza T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak AR-GE merkezi, tasarım merkezi hüviyeti kazandırıyoruz. Bugün Türkiye’de bin 600’e yakın AR-GE ve tasarım merkezimiz var.
  • Teknopark firmalarımızın ve AR-GE merkezlerimizin tamamladıkları AR-GE projelerinin sayısı 31 bini geçmiş durumda. Devam eden proje sayısı da yaklaşık 10 bin.
  • Şu anda 17 farklı ilaç, tedavi ve aşı geliştirme projesi, Bakanlığımızın ve TÜBİTAK’ın koordinasyonunda devam ediyor.
  • Türkiye, AR-GE süreçlerine özgün bir bakış açısı getirdi. Dünyada eşine az rastlanır şekilde iş bölümü, iş birliği ve veri paylaşımını öne çıkaran bir inovasyon süreci yürütüyoruz.
  • Sürecin en başında aşı, ilaç ve tedavi geliştirme aşamaları için bu konuda kabiliyeti olan ekipleri ve araştırmacıları Bakanlığımıza davet ettik. Bütün ekiplerin; aşı, ilaç ve tedavi ile ilgili kendi teknolojik yaklaşımlarını ortaya koymalarına imkân tanıyan aynı zamanda her birinin AR-GE süreçlerinde elde ettikleri verileri birbirleriyle paylaşacakları bir yönetişim platformu oluşturduk. Burada 267 deneyimli araştırmacımız, 300 stajyerimiz, 26 üniversitemiz, dokuz kamu kurumumuz, sekiz şirketimiz bir arada 17 farklı proje yürütüyor.
  • Hastalığın hızla yayıldığı ülkelerde temel ihtiyaç, solunum cihazları olarak öne çıktı. Sadece 14 günde yoğun bakım solunum cihazlarımızı seri üretimden çıkarmayı başardık. Şu anda Türkiye’de günde 250 yoğun bakım solunum cihazı üretiyoruz.
  • Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Türkiye, yoğun bakım solunum cihazı olmayan Somali’ye 10 adet solunum cihazı bağışladı.
  • Bütün dünya olarak olağan akışında belki 5-10 yılda gelinecek dijital dönüşüm seviyesini çok hızlı bir şekilde yaşamış olduk. E-ticaretten e-devlet uygulamalarına, dijital sağlık uygulamalarından uzaktan eğitime kadar pek çok alanda dijitalleşme büyük bir hız kazandı.
  • Dijital dönüşüm; ürün ve hizmetleri yerli yetkinlik, kapasite ve kaynaklarla ortaya koymaktan geçiyor. Bu işlerde yerlileşmeyi ve millîleşmeyi sağlayamazsak her daim güvenliğimiz tehdit altında olacak. Dijital dönüşümü pek çok farklı alanda desteklemeye devam edeceğiz.
  • Küresel düzeyde Türkiye’nin gayrimenkullerine olan ilgi ile Türkiye’nin sanayisine ve teknoloji şirketlerine olan ilgi elbette birlikte yükselecek. Dünyada startup’ların merkezi konumuna gelen şehirlere, teknoloji devlerinin şirketlerinin büyük ofisler açtığı insan kaynağını istihdam ettiği ülkelere dönüp baktığınızda oralarda gayrimenkullerin de bu girişimlerle birlikte değerlendiğini bu iki sürecin birbirini besleyerek cereyan ettiğini görüyoruz.
  • Türkiye büyüyecekse bütün sektörlerini büyüterek büyüyecek. Ülkeye küresel düzeyde çekilebilen gayrimenkul yatırımları, kalıcı şekilde başka alanlarla da çoklanabilecek bir sermaye girişine imkân tanıyor. Gayrimenkul yatırımı vasıtasıyla Türkiye’ye misafir kabul edilmesi, başka alanlar için yatırım çekilmesine mani olmaz. Bilakis bu durum diğer alanlar için basamak olarak görülebilir.
  • Türkiye’de gayrimenkul yatırımı yapan yabancı bir şirket ya da şahıs, ülkemizde başka yatırımlar yapmaya daha yakın.

 

Bayram TEKÇE

  • Ülkemizde AVS, Azure ve Google gibi yüksek teknolojili ve esnek yapılı cloud sunucu hizmeti içeren data center (veri merkezi) yok. KVKK gereği de müşteri datası barındıran sunucularımızı ülke içerisinde tutmalıyız. Türkiye ayrıca coğrafi olarak üç kıtanın birleştiği bir noktada bulununuyor. Bu büyük teknoloji firmalarının Frankfurt’un doğusunda, Hindistan’ın batısında data centerları (veri merkezleri yok. Burada daha hızlı internete ve esnek yapılı sunuculara ulaşmak için bu firmaların data center(veri merkezi) projesi var mı? Ya da Bakanlığımızın böyle firmaları çekmek için çalışmaları bulunuyor mu? Bir de bu soruyu geliştirmek adına şunu söylemek istiyorum. İnsanlar tatile gelirken ülkelerdeki internet hızlarını kontrol ediyorlar. Bu konuda neler yapılabilir? Bakanlığımızın çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

 

Mehmet Fatih KACIR

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı

  • Bulut servislerine yönelik çalışmaları desteklemeyi öncelikli bir alan olarak görüyoruz.
  • Ülkemizin verilerini muhafaza etme noktasında bazı tedbirleri almak vatandaşımıza karşı görevimiz. Verinin ne kadar kıymetli olduğunun hepimiz farkındayız. Zira artık verilerimiz, bize herhangi bir şeyi satmak ya da ona yönlendirmek için kullanılabiliyor. Şirketlerimizin ve vatandaşlarımızın verisinin topraklarımızda kalması noktasında ciddi bir hassasiyete sahibiz.
  • Önümüzdeki dönemde küresel şirketlerin bazılarının Türkiye’de yatırım yapacağını ümit ediyoruz. Kendileriyle bu konuda çeşitli görüşmeler de gerçekleştiriyoruz.

 

Ömer Faruk AKBAL

  • Bayram Bey de sektörümüzün öncülerinden bir tanesi. Her yıl yüzlerce, binlerce konutun yurt dışına satılması yönünde çalışmalar gerçekleştiriyor. Geçtiğimiz günlerde aramızda geçen bir sohbeti de paylaşmak isterim. Bayram Bey bana, yakın zamanda İsveç’ten vatandaşlık başvurusu aldığını söyledi. Biz hep Körfez’den ve Orta Asya’dan vatandaşlık başvurusu almaya alışmışız.
  • Günümüzde Avrupalı vatandaşlar dahi Türkiye’den vatandaşlık alabilmenin yollarını arıyor. Bu da daha önce çok şahit olmadığımız ve mutlu edici bir olay.
  • Bundan 20-25 yıl önce bazı Avrupa ülkelerinin vatandaşlarına ne gibi sağlık sigortası hizmetleri sunduğunu masalsı bir şekilde dinlerdik. Şimdi son dönemde hem o tarafta işlerin öyle olmadığını gördük. Hem de biz ülke olarak o anlatılanlardan daha ileri bir noktaya geldik.
  • Türkiye’de en ileri düzeyde veri yönetimi yapılan kurumların başında T.C. Sağlık Bakanlığımız geliyor. Yani 10 yıla yakın zamandır süren veri yönetimi ve inanılmaz kuvvetli bir altyapı var. Tedavide ve tanıda çok ileri bir noktadayız. İlerde daha da iyi noktalara geleceğiz.
  • Türkiye bugün 3-4 ay öncesine göre yabancılara çok farklı bir resim vermiş oldu. Tabii onların zihnindekine göre. Vatandaşını hiç mağdur etmeyen bir devlet mekanizması kanıtlanmış oldu.
  • Objektif gözle bakan herkes Türkiye’nin insana verdiği kıymetin ve buna yönelik kurduğu sistemin ne kadar medeni, adil ve merhamete dayalı olduğunu gözlemlemektedir.

 

Ahmet Talat KARASU

  • Solunum cihazları noktasında da önemli bir başarı elde ettik. Peki yakın gelecekte günlük 250 adet düzeyine ulaştığını belirttiğiniz üretim kapasitesi ağırlıklı olarak yurtiçi ihtiyaçların karşılanmasında mı kullanılacaktır, yoksa bu konuda gereksinimi karşılayamayan ülkelere mi ihraç edilecektir?

 

Mehmet Fatih KACIR

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı

  • Yoğun bakım solunum cihazlarını üretme kararı verirken T.C. Sağlık Bakanlığımızla birlikte konuyu şöyle ele aldık. Türkiye’de bu konuda beklediğimiz bir kriz yoktu. Ancak o dönemde bu virüsün nasıl bir dalgayla yayılacağına dair bir güvencemiz de yoktu. “Her ülke önümüzdeki dönemde bu cihazlara ihtiyaç duyacak. İnşallah olmaz ama Türkiye’de de ihtiyaç duyabiliriz. Ülke olarak bu pandemiyi en az etkiyle atlatırsak dışarının ihtiyacını karşılamak için kullanırız.” Şeklinde bir düşünceyle süreci başlattık. Şu an günlük üretim kapasitemiz 250. Ay sonu ise 5 bini bulacağız.
  • Ürettiğimiz cihazların bir kısmını Türkiye için kullanabiliriz. Sağlık turizmi büyük bir alan ve ülkemiz bundan hak ettiği payı alamıyor. Ancak önümüzdeki dönem, bu durum değişecek gibi görünüyor.
  • Ürettiğimiz cihazların büyük kısmının ihraç edileceğini düşünüyorum. Daha önce bu cihazları ithal ediyorduk. Şu an ise ithal ettiğimiz fiyatın yarısından daha uygun bir maliyetle üretiyoruz. Ekonomik olarak da böyle bir değeri var.

 

Fatih ERGÜVEN

·         Avrupa ve Kuzey Amerika’dan benzer vatandaşlık talepleriyle biz de karşılaşmaya başladık. Bu çok sevindirici bir gelişme. Özellikle pandemi sürecinde Türkiye’nin sağlık alanındaki başarısı tüm dünyaya örnek oldu.

·         Döviz kazandırıcı bir sektör olmamıza rağmen herhangi bir konuda teşvike veya desteğe tabi olamıyoruz. Aslında derneğin kuruluş amaçlarından biri de bu. Sözünü ettiğim konuyla ilgili Bakanlığınızı kapsayacak herhangi bir teşvik olabilir mi?

·         Yurt dışına gayrimenkul satan bir sektör olduğumuz için satış sürecinde müşterilerimizin ülkemizi ziyaret etmesi gerekiyordu. Ancak pandemi döneminde teknoloji altyapısını kullanarak bu durumu nasıl değiştiririz? Sorusunu sormaya başladık. Yani müşterilerimizin buraya gelmesine gerek kalmadan satış gerçekleştirmenin yollarını aramaya başladık. Yabancı firmaların bu konuda geliştirdiği güzel projeler var. Bu tarz bir teknolojik yatırımın sektörümüz için faydalı olacağını düşünüyorum.

 

Mehmet Fatih KACIR

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı

  • AR-GE ve teknoloji geliştirme süreçlerinde hiçbir sektörün çerçevenin dışında olmadığını her fırsatta anlatmaya çalışıyoruz. Teknoloji ürün ve hizmetleri, tüm sektörlerde katma değer oluşturma potansiyeline sahip.
  • Ülkeler hangi alanda güçlüyse o alanlarda teknoloji hizmetlerinin geliştirilmesinin çarpan etkisi diğerlerine nazaran daha çok. Türkiye, güçlü inşaat ve gayrimenkul sektörüne sahip bir ülke. Bu kalemler adeta lokomotif sektörlerimiz. Bahsi geçen alanların teknoloji ekolojik sistemiyle iç içe olmasının Türkiye’ye kazandıracağını düşünüyorum.
  • Sanal gerçeklik yoluyla mekânların gezdirilmesi noktasında ise pek çok teknoloji firmamız çok nitelikli çözümler geliştirmiş durumda. Yeter ki siz sektör olarak onlarla iş birliği yapmak isteyin. Bize gelin, beraber çalışalım. Onlarla sizleri buluşturalım.
  • AR-GE düzeyinde geliştirilen uygulamaları ticarileştirelim ve yaygınlaştıralım.
  • Yaptığınız iş, insanlara Türkiye’de yaşama ve iş yapma fikrini pazarlamak. Dolayısıyla iş yapma, yaşama ve yatırım yapma kolaylığını geliştirecek her türlü teknoloji çözümü de işlerinizin doğal çarpanı. Siz yeter ki hedef alanlarınızı belirleyin. Gerekirse bizimle iletişime geçin ve sizler için bütün arşivimizi tarayalım.

 

Gürsel ÖNGÖREN

  • 2019’da 21,5 milyar dolarlık inşaat malzemesi ihracatımız var.
  • İhracatta en büyük hedef olarak kilo başına satış fiyatının yükselmesi için teknolojik ürünleri arzu ediyoruz.
  • Sektörde teşvik kadar teknolojik ürünlerin kullanılması da çok önemli.

 

Mehmet Fatih KACIR

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı

  • Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri inşaat sektörü. İnşaatın lokomotifi de yapı malzemeleri.
  • Önümüzdeki dönemde daha fazla önceleyeceğimiz iki şey var. Birincisi, yerli olarak rekabetçi düzeyde üretebildiğimiz ürünlerde mutlaka yerlinin tercih edilmesini sağlayıcı tedbirler almak. İkincisi de kamu yatırımlarında, alımlarında bu konuda sıkı uygulamaları hayata geçirmek.
  • Kamu alımlarında yerliliği daha ciddi düzeyde önceliklendiren bir yaklaşımı hayata geçiriyor olacağız. Bunun da bazı adımlarını attık.
  • Türkiye’de robotik alanında çalışan firmalarla inşaat sektöründe çalışan firmaları bir araya getirmeye gayret ettiğimiz bir ortak proje var.
  • Daha güzel günlere çok çalışarak varacağız.

 

Yayını İndir

COVID-19 Sonrası Turizm Trendleri ve Uluslararası Yatırımlar

Ömer Faruk AKBAL

  • Gayrimenkul Yurt Dışı Tanıtım Derneği’nin (GİGDER) temel maksadı; uluslararası gayrimenkul yatırımcıları ile nitelikli yatırımcıları Türkiye’ye kazandırmak adına çeşitli faaliyetler yürütmektir. Türkiye’yi uluslararası yatırımların merkezi hâline getirecek çalışmaları, sivil toplum yaklaşımlarıyla ele almayı hedefliyoruz.
  • Avrupa gibi gelişmiş ekonomilerde sağlık siste minin çökmesiyle ya da orada sağlık anlamında ihtiyaç duyduğu hizmeti alamayanların travmalarıyla beraber, bundan sonraki süreçte Türki-ye’ye yönelik daha farklı bir eğilim ve talep oluşacağını düşünüyoruz.
  • Türkiye, geçtiğimiz yıl 13 milyar dolar yatırım aldı. Bunun 6 milyar dolarını uluslararası gayri-menkul satışları oluşturuyor. Normalleşme süreciyle beraber gayrimenkul için hedef olan ülkelerimiz var. Ürdün, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve İngiltere gibi ülkeler bunlardan bazıları.
  • Artık sağlık turizmini konuşuyorsak; Gayrimenkul yatırımını da bunun bir bileşeni olarak almamız veya bir gayrimenkul yatırımı konuşuyorsak, sağlığı bu işin vazgeçilemez bir bileşeni olarak dikkate almamız gerektiğine inanıyoruz.
  • Turizm Geliştirme Ajansı bünyesinde bir tanıtma fonu var. İnsanlara turizmi de teşvik edeceğiz ama gelin Türkiye’de bir yaşam oluşturun ve bir yatırım yapın diyoruz. Dolayısıyla bahsettiğimiz çalışma gayrimenkulü de kapsayacak şekilde tüm sektörleri de kapsasın. Hatta belki birçok kez gündemimize de geldi. Gayrimenkul yurt dışı tanıtım fonu kurulmasıyla ilgili bir talebimiz vardı. GİGDER olarak son raporumuzda da bunu paylaşmıştık.
  • Sadece katılımcı anlamında katkı sağlamak değil, ortaya konan fon anlamında ve bu fonların oluşumunda da firmaların katkı payları var. Burada katkı payı veren sektör kapsamı daha da genişletilerek bu fon yapısı büyütülebilir.
  • Gayrimenkul sektöründe ve sağlık turizminde faaliyet gösteren firmalar, hastaneler, yabancı öğrenci kaydı yapan üniversiteler ve sivil havacılık gibi sektörlerin de Turizm Geliştirme Ajansına katkı sağlayabileceğini düşünüyoruz.
  • Buradan gayrimenkul almış olan bir kişinin ülkede geçirdiği ortalama vakit 90 gün. İnsanların bu tramvayı bir süre daha atlatmaları gerekecek. Sonrasında Türkiye olarak bu süreçten daha güçlü ve avantajlı çıkacağımızı ümit ediyoruz.

 

Dr.Serdar ÇAM – T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı

  • Dinamik bir ortamdayız ve bu dinamizme statik yapıyla cevap verirsek insanlar, kurumlar, işletmeler ve devletler olarak mücadelede mutlaka geri kalacağız diye düşünmek gerekir.
  • 7 milyarlık nüfusun bir anda şalteri indirmesi, ekonomik bütün dinamiklerin yavaşlatılması, en azından yüzde 50 yavaşlatılması, nüfusun büyük oranda eve hapsolması gibi adımlarla bu sürecin en az yarayla atlatılması konusunda çaba sarf edildi. İş dünyasında ekonomik alanlar daralacak. Özellikle inşaat, emlak ve yatırım alanlarında mümkün olduğunca tasarruf ve tedbir dönemi yaşanacağı gözlemleniyor.
  • Bir ucu sanala bir ucu da reel dünyaya dayanan iki aks üzerinde oturacak bir ekonomiden bahsedilebilir. Bir tarafta her yere küresel rekabet için ulaşıla-bilen dijital bir ekonomi dünyası öbür yanda ise elin toprağa değeceği bir nesnellik olması gerekecek. Ekonomi ve ticaretle ilgili girişimlerde çok iyi bir dijital dünyaya hâkimiyetin yanı sıra çok primal üretim alanlarına da devlet desteğiyle ya da kontrolüyle girilmesi söz konusu olacak.
  • Ülkelerin güvenlik politikaları çerçevesinde üretimler teşvik edilecek ve devlet kontrolünde yeni üretim alanları ortaya çıkacak. Bunların satışı ve pazar-laması noktasında da dijital bir dünya hâkimiyeti olacak.
  • Home Office mantığıyla birlikte insanlar artık ofislerinde değil. Uluslararası teşkilatların kira ve yatırım maliyetlerini düşürecek şekilde küçülmeyi ve daha az metrekarelerde yaşam alanları oluşturmayı hedefleyecekleri bir iş hayatı başlayacak.
  • Son gelişmelere bakıldığında petrolün aşırı değersizleşmesi âdeta sudan ucuz hâle dönüşmesi ve Körfez’de yeni birtakım vergilerin konması zaten giderek dezavantajlı konuma gelen gayrimenkul sektörünü daha da dezavantajlı duruma sokmuştur.
  • Türkiye, yeni ürün/hizmetleri ve uluslararası rekabete açık yetiştireceği insan kaynaklarıyla önümüzdeki üç-beş yılı avantaja dönüştürebilir.
  • Turizm, dünyada yaklaşık 3 trilyon doları aşan bir ekonomi. Etkilediği alan ise 9-10 trilyon doları buluyor. Nasip olursa 28-29 Mayıs gibi Türk Hava Yolları (THY), iç hatlarda belirli bir trafiği başlatacak. Yurt dışından bir insanın; kültür, turizm ve sanat gibi pek çok alana geçebileceği, böylece ülkemize para bırakabileceği bir sistem için çalışmalar yürütüyoruz.
  • Sınırları dikkate almayan, kültürel olarak erozyona uğradığı için kendini bir yere ait hissetmeyen ve tamamen kendi ihtiyaçlarına göre yatırım yapan yeni bir insan tiplemesiyle karşılaşacağız.
  • Avrupa’da yaşayan soydaşlarımızın çok pratik ve az bir sürede SGK primi ödemesi ile emeklilik haklarını burada saydırarak emekli olma imkânları var.
  • Turizm, dünyada etkilediği alan ise 9-10 trilyon dolarlık bir ekonomi. Yurt dışından bir insanın; kültür, turizm ve sanat gibi pek çok alana geçebileceği, böylece ülkemize para bırakabileceği bir sistem için çalışmalar yürütüyoruz.
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın almış olduğu bir yönerge; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın da dâhil olduğu bir emeklilik sistemi ve yeni açılım yapma imkânı sağladı.
  • BBC, CNN International gelip burada güzel tanıtım programları yaparak, şaşırtıcı bir şekilde bir bakıma belki kendi ülkelerini de eleştirici tanıtım çalışmaları yaparak ülkemizin çok önemli bir noktada olduğunu vurgulamış oldu. Şu an mevcut yatırımların bir şekilde ayağa kaldırılması, rehabilite edilmesi ve uyuma sokulması ile ilgili bir süreci yaşamamız gerekiyor. Turistlere, ülkemize geldiklerinde herhangi bir rahatsızlıkla karşılaşsalar bile kendi ülkelerinden daha iyi bir şekilde tedavi edebileceğimizi anlatacağız.
  • Turizm Tanıtım Ajansımız, daha yeni çalışmaya başladı ama çok hızlı gidiyor. Yönetiminde Sayın Bakanımız, bakan yardımcımız ve ilgili genel müdürümüz olmak üzere sadece üç kamu görevlisi var. Mesela bisiklet turizmiyle ilgili yıllık üç milyar dolar hedefleniyor. Bisiklet turuna gelebilecek yabancı sporcular dahi hedefleniyor. Çok niş alanlara kadar matematik kurmaya çalışıyoruz. Sektörün meselelerine vakıf olan, işi alıp götürecek olan yetkin kişilerin olması bence yeterli bir süreci başlatacaktır.
  • Biz eğer sizlerin tecrübeleriyle ve yönlendirmesiyle birtakım değişimler yaparsak eminim 65 milyar dolar dediğimiz geliri belki 100 milyar dolara çıkaracağız.
  • Gayrimenkul sektörünün meselelerine vakıf, işi alıp götürecek yetkin kişilerin varlığı, bana göre Turizm Tanıtım Ajansı’nda sürecin başlatılması için yeterli olacaktır.

Yayını İndir

COVID-19 Süreci ve Sonrasında Gayrimenkul Sektörü

GİGDER olarak üzerinde çalıştığımız alanlarımızdan bir tanesi de gelişmiş ülke ekonomilerinin doğrudan yatırımlardan aldığı rakamlar ve bunların içerisinde gayrimenkul yatırımlarının payı. Gelişmiş ülke ekonomilerinin doğrudan yatırımlardan aldığı rakamlar ve doğrudan aldığı rakamların içerisindeki gayrimenkul payı, yüzde 50-60’ın üzerinde çıkıyor.

Yayını İndir

Covid-19 Salgının Türkiye’de Yabancı Gayrimenkul Yatırımına Etkisi

En önde gelen ihraç kalemlerinden ve döviz kazandırıcı hizmetlerden biri olarak her geçen gün önemini  arttıran gayrimenkul sektörü, Covid-19 salgınından en çok etkilenen sektörlerin başında geliyor. Birçok  açıdan küresel cazibe merkezi olan ülkemizin gayrimenkul sektörü de, salgın öncesi yabancı yatırımcılar  nezdinde özellikle belli coğrafyalarda en gözde adres durumunda bulunmaktaydı. Covid-19 günlerinde ve  sonrasında sektör olarak mevcut itibar ve gücümüzün ivme kaybetmeden devamını tesis edebilmek bu  günlerde daha da önem kazanmış durumda.

Yayını İndir